ECP ile Doğal Bypass
External Counter Pulsation
Kalp Hastalarında, Tedavi ve Korunma için
Kansız, Acısız, Güvenli ve Etkili bir Yöntem

A.1 -  ECP tedavisi nedir?

Vücut dışından yapılan kansız, bıçaksız bir uygulama ile
kalbin ve tüm doku ve organların
kanlanmasının artması ve dolayısı ile daha verimli çalışmaları gibi
çok önemli yararlı etkiler elde edilebilen,
risksiz ve nisbeten düşük maliyetli bir tedavidir.

ECP  tedavisi ile kalbin damar ağı zenginleştiğinden, ve böylece,
kalp damarlarındaki darlık ya da tıkanıklık nedeniyle kan alamayan bölgelere
bu açılan yeni küçük damarlarla kan akımı sağlanabildiğinden,
ECP tedavisi “Doğal Bypass” (Natural Bypass) Tedavisi diye de tanımlanmaktadır.

Ayrıca ECP yöntemi  “Kansız Damarlandırma” (Non-invasive Revascularizasyon) diye de tanımlanmaktadır. Zira, ECP ile kalpte damar ağının zenginleşmesi, vücuttan her hangi bir kan akışına yol açmayan “kansız bir uygulama” ile gerçekleşmektedir.

(Buna karşılık, bypass ameliyatları ve balon-stent uygulamaları kanlı işlemler olup, bu yolla elde elden damarlandırma  “Invasive Revascularization” (Kanlı Girişimle  Damarlandırma) tedavileri olarak bilinmektedir).


A.2 -  ECP tedavisi nasıl uygulanır?

Sırt üstü durumda yatan hastanın belden aşağısına,
baldırlar, uyluklar ve kalçalar düzeyinde olmak üzere, üç çift,
kan basıncı ölçme aletinin kol sargısına benzer yapıda fakat daha geniş olan sargılar sarılır.

Elektrokardiyogram ve ECP aygıtının bilgisayarı yardımı ile,
bu sargıların, her kalp atımında, basınçlı hava ile şişip boşaması ayarlanarak,
vücudun belden aşağısına, derin masaj etkisi sağlayan,
sıkıştırma ve gevşetmeler, ardı sıra uygulanır.

Günde 1-2 saat olmak üzere, 35 saatlik bir uygulama ile bir tedavi kürü tamamlanır.


A.3 - ECP tedavisi kalp ve damarlarda ne etki gösterir?

ECP tedavisi sırasında, belden aşağısının her sıkıştırılışı sırasında, damarlar da sıkışır ve damarlar içinde bulunan kan gövdeye doğru hareket eder.

Bu hareket, kalpden çıkan büyük atardamarda (aort damarı) kan yığılmasına ve basınç yükselmesine neden olur.

Aort damarının başından çıkarak kalbi besleyen koroner damarların her kalp atımında bu yükselmiş basınçla kanla dolması, bu damarların ve aralarındaki bağlantı dallarının genişlemesini sağlar.

Böylece, koroner damarlardaki darlık ve tıkanıklıklar nedeni ile kan alamayan kalp bölgelerinin, genişleyen ve yeni açılan damar yolları ile (doğal bypass’lar)  kanlanması sağlanır.

Ayrıca, ECP tedavisi sırasında damarlarda kan akım hızının artması (belden aşağısı sıkıştırıldığında kanın hızla gövdeye doğru hareketi ve sıkıştırma kaldırıldığında kanın  hızla çevreye doğru hareketi), atar damarların iç yüzeyinde yararlı bir masaj etkisi gösterir. Damar sertliğinin oluşmasını önleyici, ilerlemesini geciktirici bu etki ile yaşam kalitesi düzelir ve ömür beklentisi uzar.


A.4 -  ECP tedavisi sırasında ve sonrasında ağrı ya da bir rahatsızlık duyulur mu?

Hasta ECP tedavisi sırasında herhangi bir ağrı ve rahatsızlık duymaz.
Hissettiği, kalbi dakikada kaç kez atıyorsa, o kadar kez,
belden aşağısının sıkışıp gevşemesi şeklinde bir masaj etkisidir.
Çoğu kimse, ECP tedavisi sırasında kitap veya gazete okur ya da TV seyreder.
Birçok hasta da uykuya dalar.


A.5 -  ECP tedavisi süresi ne kadardır?

ECP tedavisi günde 1-2 saat olmak üzere, toplam 35 saatlik kürler şeklinde uygulanır.  Çok ilerlemiş kalp hastalığı olanlarda, 35 saatlik tedavi ile tam rahatlama elde edilemez ise, tedavi süresini uzatmak gerekebilir.


A.6 - ECP tedavisinin uygulama programı nasıldır?

ECP tedavisi genel olarak, haftanın 5 günü, günde bir saat olmak üzere, 7 haftada toplam 35 saatlik tedavi kürleri şeklinde uygulanmaktadır.

Fakat tedavi süresini kısaltmak için, araya dinlenme süresi koymak üzere,   günde 2 saat olarak da uygulanabilir; bu durumda 35 saatlik tedavi 25 günde tamamlanabilir.

Çok ağır yakınmaları olan hastalarda, bir an önce rahatlatmak için, günde 3 saat uygulama gerekebilir.


A.7 - ECP tedavisi sırasında birkaç günlük aralar vermek sakınca yaratır mı?

Yaratmaz. ECP tedavisi sırasında ortaya çıkan vücuda yararlı maddelerin kandaki yüksek yoğunluğu, ECP uygulanmasa da, sonraki günlerde devam etmektedir.      Dolayısı ile, ilerlemiş bir kalp hastalığı olmayıp yoğun ECP tedavisine ihtiyaç göstermeyen, ECP tedavisinin korunma amacı ile uygulandığı kimselerde, kişinin, iş, toplantı, seyahat programlarını aksatmamak amacı ile, tedavi kürüne birkaç günlük aralar verilmektedir.


A.8 -  ECP tedavisinin tekrarı gerekir mi ?

Çok ilerlemiş koroner kalp hastalığı olanlarda, yani bypass damarları ya da stentleri tıkanmış ve yeniden bu yöntemlerle tedavi şansı olmayan kimselerden bazılarında 35 saatlik ECP tedavisinden sonra elde edilen iyilik durumu  3-5 yıl devam edebilir. Bazı hastalarda ise 35 saatlik tedavi yetmeyebilir ilave tedavi gerekebilir ya da belirli aralıklarla tedavinin tekrarı gerekebilir.


A.9 -  ECP tedavisi sırasında hastanede yatmak gerekir mi?

ECP tedavisi, genelde, hastanede yatma gerektirmeyen bir tedavidir. Hastalar, hastane ya da muayenehanede günlük tedavilerini aldıktan sonra ev ya da işlerinde normal yaşantılarına devam ederler.

Ancak, çok yoğun göğüs ağrısı ve kalp yetersizliğine bağlı yakınmaları olan hastaların, bu yakınmaları azalıncaya kadar hastanede yatarak tedavi görmeleri uygun olur.


A.10 - ECP ve EECP tedavileri arasındaki fark nedir?

Bir fark yoktur.

ECP, İngilizce “External Counter Pulsation” sözcüklerinin baş harflerinden oluşur.

Önceleri ECP uygulamaları iki kol ve iki bacaktan yapılırken, kollar yerine kas  dokusu ve damardan  çok zengin olan kalçalar devreye sokulunca, daha güçlü bir etki elde edilmiş ve Güçlendirilmiş (Enhanced) ECP anlamında “Enhanced External Counter Pulsation” kısaca ” EECP” tanımlaması kullanılmaya başlanmıştır. Fakat günümüzde tüm dünyada yapılan ECP uygulamalarında, kalçalara da sargı sarılmakta, dolayısıyla, ECP veya EECP diye tanımlansın, tüm uygulamalar güçlendirilmiş şekilde yapılmaktadır.


A.11 -  ECP tedavisinden ne gibi yararlar elde edilebilir?

ECP tedavisinin en önemli yararı, kalbin ve tüm organların daha iyi kanlanmasını  ve buna bağlı olarak da daha verimli çalışmasını sağlamaktır.

Böylece, kalp hastalarında, kalbin az kanlanmasına ve kalp yetersizliğine bağlı göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik gibi yakınmalar azalır, hatta kaybolur.

Ayrıca, ECP tedavisi ile damarlarda kan akım hızının artması, atar damarların iç yüzeyinde yararlı etki gösterir. Damar sertliğinin oluşmasını önleyici, ilerlemesini geciktirici bu etki ile yaşam kalitesi düzelir ve ömür beklentisi uzar.


A.12 -  ECP tedavisinden yarar görüldüğü nasıl anlaşılır?

ECP tedavisine başlanmasından itibaren her geçen gün hastanın, göğüs ağrısı, nefes darlığı, halsizlik ve benzeri yakınmalarının giderek azalması ve kaybolması, kendilerini daha güçlü ve enerjik hissetmeleri, önceleri günlük yaşantılarında bu yakınmaları nedeni ile yapamadıkları işleri yapabilmeleri, giderek kullandıkları ilaç sayısının azalması, ECP tedavisinden yarar görüldüğünün en önemli göstergeleridir.

Ayrıca bazı testlerle de görülen yarar kanıtlanabilir.


A.13 - ECP tedavisinden sonra yararlı etkiler ne zaman ortaya çıkar?

Bazı hastalar ilk bir saatlik tedaviden sonra bile, kendilerini daha güçlü ve rahat hissedebilirler, rahat uyuyabilirler. Çoğunlukla ise, göze çarpıcı iyileşme belirtileri 15-20 saat tedaviden sonra ortaya çıkar ve her geçen gün artar.


A.14 - ECP tedavisi öncesi doktor muayenesi gerekir mi?

ECP tedavisi öncesi tam bir muayene gerekir. Bu muayene ile hastanın durumu ve tedaviden ne derecede yarar görebileceği değerlendirilir.

Ayrıca, bu muayenede ECP tedavisi için sakıncalı olan bazı hastalık ve durumların var olduğu şüphesi alınırsa, kesin tanı için de bazı testler yapmak gerekebilir.


A.15 -  ECP tedavisi öncesi yapılması gerekli testler nelerdir?

Elektrokardiyogram, efor testi, ekokardiyografi, talyum testi, koroner anjiyografi hastanın kalp hastalığının durumunu ve ECP tedavisi için uygun olup olmadığını saptamak için incelenir.

Boyun damarları, ana atar damar, bacak damarlarını inceleyen testler ile bazı kan tetkikleri, ECP tedavisi için bir sakınca olup olmadığını anlamak için istenir.


A.16 - ECP tedavisi sonrası yapılması gereken testler nelerdir ?

ECP tedavisi gören hastalar çoğunlukla tedaviden sonra,  kendilerini çok iyi hissettiklerinden ve yakınmaları büyük ölçüde kaybolduğundan,  herhangi bir test yaptırmak istememektedirler.


A.17 -  ECP tedavisinin yararlı etkileri testlerle kanıtlanabilir mi?

ECP tedavisinden elde edilen yararlı etkiler testlerle de kanıtlanabilir.

Örneğin,  “efor testi”nde, tedavi öncesine göre, 35 günlük ECP tedavisinden sonra hastanın daha uzun süre yakınmasız ve EKG bozukluğu olmadan yürüyebildiği saptanır.

“Talyum testi” diye bilinen ve kalbin kanlanmasını gösteren nükleer inceleme testinde,  tedavi öncesine göre, ECP tedavisinden sonra kalbin daha iyi kanlandığı,  ECP tedavisinden önce kalpte yeterli derecede kan alamayan alanların, tedaviden sonra küçüldüğü veya kaybolduğu saptanır.


A.18 -  ECP tedavisinin yan etkisi var mı?

Hasta seçimine özen gösterilir ve ECP tedavisinin sakıncalı olabileceği hastalar tedaviye alınmaz ise ve tedavi dikkatle uygulanırsa,  ciddi bir yan etkisi görülmemektedir.


A.19 -  ECP tedavisinin sakıncalı olabileceği hastalar ya da durumlar var mı?

Kalpde aort kapağında ciddi yetersizlik, karın ana atar damarında anevrizma diye tanımlanan ciddi genişleme, bacak damarlarında tromboflebit ve pıhtı,  kanamaya eğilim olan kan hastalığı bulunanlar, ECP tedavisi için riskli kimselerdir. ECP tedavisinden önce yapılan muayene ve tetkiklerde, bu gibi rahatsızlıkları olmadığı anlaşılanlar ECP tedavisine alınırlar.

Ayrıca, sırt üstü yatamayacak kadar ciddi kalp yetersizliği olanlar, çok yüksek tansiyonu olanlar ve yüksek hızlı ciddi kalp ritm bozukluğu olanlar, bu durumları ilaçlarla kontrol alına alındıktan sonra ECP tedavisine alınabilirler.


A.20 -  ECP tedavisi için bir hazırlık gerekir mi?

ECP tedavisi öncesi en önemli hazırlık, kardiyolog doktor muayenesi ile gerekli incelemelerin yapılması, böylece ECP tedavisi için sakıncalı bir durumun bulunmadığının anlaşılmasıdır.

Günlük tedavilerden önce, ilaçlar zamanında alınmalı, çok tok ve çok aç olmamalı, mesane boş olmalıdır.


A.21 -  ECP tedavisi sırasında diğer ilaçları kesmek gerekir mi?

ECP tedavisine başlarken kullanılmakta olan ilaçları kesmek gerekmez, kullanıldığı şekilde devam edilerek ECP tedavisine başlanır.

Fakat tedavi ilerledikçe, kalp, tansiyon, şeker ve hatta kolesterol ilaçlarına ihtiyaç azalacağından bu ilaçların dozlarını azaltmak gerekebilir. Bu doz ayarlamasına doktor karar verir.


A.22 - ECP tedavisinden her kalp hastası yararlanabilir mi?  Hangi kalp hastaları yararlanır?

ECP tedavisinden en büyük yararı gören kalp hastaları, kalbi besleyen damarlar olan koroner damarlarda,  ateroskleroz ya da damar sertliği denen hastalık nedeni ile daralma ya da tıkanmaların olduğu koroner kalp hastalarıdır.

ECP tedavisi bu hastalarda, kalp damarlarını genişleterek ve yeni küçük kalp damarlarının açılmasını sağlayarak, doğal bypasslar oluşturur ve kalbin daha iyi kanlanmasını sağlar. Ayrıca, damarlarda damar sertliğinin oluşmasını önleyici, geciktirici etki gösterir.

Damar sertliği ve dolayısı ile koroner kalp hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Koroner damarlarında ciddi darlıklar oluşmuş hastalarda, balon-stent tedavisi ile bu darlıklar açılabilse de, ya da, bypass ameliyatı ile kalbte yeni damar yolları oluşturulsa da, bazen çok kısa sürede, bu müdahale edilen damarlarda veya diğer damarlarda yeniden darlıklar ve tıkanmalar oluşur ve hastalık belirtileri nükseder.

ECP tedavisi, yukarıda belirtilen etkileri ile,  koroner kalp hastalığının her döneminde yararlı olabilecek bir tedavidir. Şöyle ki:

  • koroner kalp hastalığı tanısı ilk konduğunda, veya
  • balon-stent tedavisi ya da bypass ameliyatından sonra fazla süre geçmeden ve damarlarda yeniden daralma ve tıkanmalar oluşmadan, veya
  • bu kanlı işlemlerle açılmış damarlar yeniden tıkandıktan sonra, ve hatta
  • damarlardaki tam tıkanmalarla kalp krizi (miyokard infarktüsü) geçirmiş kalp yetersizliği başlamış hastalar

ECP tedavisinden yararlanabilir.

Son iki gurupta belirtilen oldukça ilerlemiş kalp hastalığı olanlarda, yani, daha önceden balon-stent ya da bypass uygulanmış, bu damarlar da tıkanmış, kalp krizi geçirmiş, kalp yetersizliği başlamış, ev içinde odadan odaya gitmek gibi çok az eforlarla göğüs ağrısı, nefes darlığı olan hastalarda bile, 35 saatlik ECP tedavisinden sonra, %80 oranında yakınmaların azalıp kaybolduğu ve bu iyilik durumunun %80 vakada 3-5 yıl devam ettiği bildirilmektedir. Bizim 6 yılı aşkın uygulamalarımızda, bu gurup hastalarda saptadığımız düzelme %95 in üzerindedir. Bu kadar ilerlemiş kalp hastalığı olanlar, en az bulundukları durumdan daha iyi ve günlük şahsi işlerini yapabilir bir duruma gelmektedirler.

Ayrıca, koroner damarlarında koroner anjiyo ile görülebilen darlıklar olmayan (yani, koroner anjiyoğrafide damarları normal bulunan) ve fakat göğüs ağrıları olan “küçük damar hastaları” ile koroner kalp hastalığına bağlı olmayan kalp yetersizliği hastaları da ECP tedavisinden yarar görebilir.


A.23 - ECP tedavisinden kalp hastası olmayanlar da yararlanabilir mi?

Yararlanabilir.

ECP tedavisi aslında pasif bir egzersizdir;
sırt üstü yatar durumda,  kalp ve kaslar yorulmadan,
belden aşağısına yapılan derin masaj etkisindeki uygulama ile,
kan dolaşımı hızlanmakta, tüm organlarda kanlanma artmaktadır.

Bu özelliği ile profesyonel sporcularda antrenman sonu yorgunluktan çabuk kurtulmak için bile yararlanılan bir yöntemdir.

Hastalarda ise, ECP tedavisi,  düzenli egzersiz yapmanın kalp-damar sistemi üzerindeki yararlı etkileriniegzersiz yapmadan sağlayan ve de vücudun kendi kendini onarmasını sağlayan bir yöntemdir.

30 yıldır bilinen ve uygulanan bu yöntemin, bilimsel yayınlarda, sağlığa çeşitli yollarla birçok yararı olduğu ve hiçbir zararlı etkisi olmadığı  bildirilmiştir.

Ayrıca, koroner kalp hastalığının nedeni olan damar sertliği yani ateroskerozun başlaması ve ilerlemesini önleyici-geriletici etkileri de saptanmıştır.

Dolayısı ile, koroner kalp hastalığı olmayan ve fakat ciddi riskleri olanlar, yani birinci derecede akrabalarında erken yaşta koroner kalp hastalığı, bypass ameliyatı, ani ölüm öyküsü olan, kendisinde, şeker hastalığı, ilaçlarla kontrol altına alınamayan ciddi hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği olan, sigarayı bırakamayan, egzersiz yapamayan kimseler, koroner kalp hastalığı olmadan, korunma amacı ile ECP tedavisinden yararlanabilirler.


A.24 - ECP tedavisi kalp dışı hastalıklarda da kullanılıyor mu?

ECP tedavisi vücutta tüm organlarda kan dolaşımını arttırmaktadır. Bu nedenle damar darlığı ve kan dolaşımı bozukluğuna bağlı birçok organ hastalığında yararlı olabilir.

Kalp hastalığı dışında en sık kullanıldığı ve yararlı olduğu hastalık ve durumlar:

  • Beynin kanamalı olmayan felci ve felç sekeli, Parkinson, Alzheimer, migren,
  • Ani körlük, ani sağırlık,
  • Böbrek yetersizliği ve buna bağlı hipertansiyon, şok böbreği,
  • Çevre atar damar hastalıkları, özellikle diyabetiklerde,
  • Cinsel iktidarsızlık,
  • Kronik yorgunluk, egzersiz kapasitesini arttırma,
  • Sağlığı koruma ve anti-aging olarak özellikle, şeker hastalığı, hipertansiyonu, yüksek kolesterolu, şişmanlığı ve metabolik sendromu olanlar.


A.25 -  ECP tedavisi cinsel iktidarsızlıkta nasıl yararlı oluyor ?

Sertleşme kusuruna bağlı cinsel iktidarsızlığın, 50 yaşın üzerindeki erkeklerde  %70′e varan sıklıkta bulunduğu bildirilmektedir. Aterosklerotik kalp-damar hastalığı ve bu hastalığa yol açtığı bilinen şeker hastalığı, hipertansiyon, kan yağları yüksekliği, sigara kullanımı gibi risk faktörleri, sertleşme kusuruna da yol açmaktadır. Ayrıca, yukarıda sayılan hastalıklarda kullanılan ilaçların birçoğu da sertleşme kusuruna neden olmaktadır. Diğer yandan, günümüzde sertleşme kusurunun tedavisinde kullanılan viagra ve benzeri ilaçların, kalp hastalarında ve bazı kalp ilaçlarını kullananlarda sakıncaları vardır ve ciddi olumsuzluklara yol açmaktadır.

ECP tüm organlarda damarları genişletici ve kanlanmayı arttırıcı bir etkiye sahiptir. Bu etkisi ile, erkeklerde ileri yaşlarda görülen damarsal nedenli sertleşme kusuruna bağlı cinsel iktidarsızlıkta yararlı olmaktadır. Bu amaçla kullanımda, 20 saatlik ECP tedavi kürünün yeterli olabildiği ve elde edilen etkinin kalıcı olup 1 yıllık takipte devam ettiği bildirilmiştir.

Yukarıdaki bilgiler göz önüne alındığında, sertleşme kusurunda, hiçbir riski ve yan etkisi olmayan ve doğal bir iyileşme sağlayan ECP tedavisinin diğer tedavilerden önce uygulanmasının, akılcı bir yaklaşım olduğu anlaşılmaktadır.


A.26 - ECP tedavisinden kalp hastalığından korunmak için yararlanılabilir mi?

Aşağıdaki yararlı etkileri dolayısı ile ECP tedavisinden, koroner kalp hastalığının gelişmesini, ilerlemesini ve kalp krizi, kalp yetersizliği vb. komplikasyonlarını önlemek ya da geciktirmek amacı ile, yani korunmak için yararlanılabilir:

  1. ECP tedavisi sırasında damarlarda artan kan akım hızı, vücuttaki tüm atar damarların iç yüzeyine (endotel tabakası) adeta yararlı bir masaj etkisi göstererek, bu tabakanın sağlıklı çalışmasını sağlar. Dolayısı ile, damar iç yüzeyinin normal işlevinin bozulması sonucu başlayan ve ilerleyen “damar sertliği“nin oluşumuna yol açan bozukluğun düzelmesini sağlamış olur. Nitekim deneysel çalışmalarda, ECP uygulamasının,  çok yüksek kolesterol değerlerine rağmen ateroskleroz oluşmasını önlediği ve oluşmuş aterosklerozun da gerilemesini sağladığı gösterilmiştir. Koroner kalp hastalığı olan kimselerde, yukarıda açıklanan bu etki, darlıkların artmasını ve yeni yeni darlıkların oluşmasını önler, geciktirir.
  2. ECP tedavisi kalpte, büyük damarlar arasındaki bağlantı dallarını açarak ve yeni küçük damarların oluşmasını sağlayarak, kalbin damar ağını zenginleştirir. Bir koroner kalp hastasında bu damar ağı zenginliği, o kişi için adeta sigorta niteliğindedir; ilerlemiş darlıklar nedeni ile yeterli kan alamayan bölgeler, çevre damarlardan uzanan dallardan kan alabilirler. Daha da önemlisi, bir damarda aniden tam bir tıkanma (yani kalp krizi) olsa, tıkanma nedeni ile kan akımı kesilen bölge çevre damarlardan kan alabilir ve canlılığını koruyabilir;  ileride kalp yetersizliğinin ortaya çıkması önlenebilir.
  3. ECP tedavinin koroner kalp hastalığı risk faktörleri üzerine de olumlu etkisi vardır. ECP tedavisi sırasında, kan şekeri, kan basıncı ve kolesterol değerleri düşer; bunlar için kullanılan ilaçları azaltmak,  bu riskleri daha kolay kontrol altına almak sağlanır.
  4. Son zamanlarda ECP tedavisinin vücutta doğal kök hücre aktivitesini arttırdığı da gösterilmiştir. Çok ilerlemiş kalp hastalarında bile elde edilen ve uzun süre devam eden iyileşmelerden bu etkinin sorumlu olduğu kabul edilmektedir.

(ECP tedavisi ile elde edilen bu genel ve koruyucu etkiler, koroner kalp hastalığının tedavisinde yaygın şekilde kullanılan bypass ameliyatları ve balon-stent uygulamalarında bulunmayan etkilerdir).


A.27 - ECP tedavisi kaç yıldır bilinen bir tedavi ? Dünya’da yaygın kullanılıyor mu?

ECP tedavisi 30 yıl önce Çin’de yaygın olarak uygulanmaya başlanmıştır. Fakat Dünya’da yaygınlaşması, 1995 yılında Amerika’da FDA onayı almasından sonradır. Bugün Amerika’da 1000′den fazla ünite ile olmak üzere,  tüm dünya’da kullanılmaktadır.


A.28 - ECP tedavisi Türkiye’de kaç merkezde uygulanıyor?

Türkiye’de yaklaşık 10 merkezde uygulanıyor.


A.29 - ECP tedavi ücretini Sosyal Güvenlik Kurumları (ES, SSK,BK) ödüyor mu?

Ne yazık ki, henüz ödemiyor.


A.30 - ECP tedavi ücretini özel sigortalar ödüyor mu?

Bazı özel sigortalar ödüyor.


A.31 - ECP pahalı bir tedavi mi?

ECP pahalı bir tedavi değil. Şöyle ki, 35 saatlik ECP tedavisinin tutarı, bir koroner damarda tek bir noktadaki bir darlığı ilaçlı stent ile genişletmek için hastanın, devlet tarafından ödenen tutara ek olarak cebinden ödediği ilave tutardan daha düşüktür.


A.32 - Birçok kalp doktoru ECP tedavisinden hiç söz etmiyor, biz sorunca da   önermiyor. Neden?

Günümüzde, çok önemli bir hastalık olan koroner kalp hastalığının, ancak, bypass ameliyatları, balon-stent, kalp pili ve benzeri diğer uygulamalar gibi, riskleri de olsa, kanlı, pahalı, ileri teknolojik gelişmeleri içeren yöntemlerle tedavi edilebileceği konusunda bir ön yargı vardır.

Daha da önemlisi, bu tür girişimsel yöntemler ve bunlarla ilgili yenilikler, bunları geliştiren dünyaca ünlü dev firmaların desteği ile, hızla tanıtılmakta, hekimlere eğitimi verilmekte, ard arda çalışmalar düzenlenmekte, bu çalışmalar kongrelerde birçok oturumda yer almakta ve çok kısa zamanda doktorlara tıbbi  uygulamalarında rehberlik eden tedavi kılavuzlarına girmektedir.

Dolayısı ile, tedavi merkezleri büyük yatırımlarla bu yöntemlerin uygulanabileceği üniteleri kurmakta,  bu yöntemler konusunda yetişen doktorlar da, kendilerine başvuran hastalara, kendi uzmanlaştıkları ve ustalaştıkları tedavi yöntemleri ile hizmet vermek istemektedirler.

ECP tedavisi oldukça etkili ve yukarıdaki tedavilere göre, kansız, risksiz, uygulaması kolay, kurulması ve uygulanması oldukça ucuz olmasına karşın, uygulayan hekim ve tedavi merkezine getirisi düşük bir tedavidir. Yukarıdaki nedenlerle diğer yöntemlerin ön plana çıkması, ECP nin yaygınlaşamamasına,  bu da, üretici ve pazarlayıcı firmaların tanıtım için yeterli kaynak bulamamasına neden olmaktadır.

Tıp alanında her geçen gün ortaya çıkan yeniliklerden, biz doktorlar ancak kendi uğraştığımız alandakileri izleyebilir ve uygulayabiliriz. Dolayısı ile, kendi alanında son derecede ünlü ve başarılı olan ve fakat ECP ile ilgili bilgi ve deneyimi olmayan bir doktor, hiçbir hastaya ECP tedavisi önermediği gibi, ne yazık ki sorulduğunda da,  bazen, ECP tedavisini önemsemez ve küçümser bir tavır ile yanıt vermektedir. Böyle bir yanıt, ECP önerilmiş ve yararlanabilecek birçok hastayı tedaviden vazgeçirmektedir.

Bu konuda benim önerim, ECP tedavisi hakkında bilgi edinmek ya da bu tedavinin kendileri ya da yakınları için uygun olup olmadığını öğrenmek isteyenlerin, yurt içi ya da yurt dışında, ECP ile ilgili yayınları okuyarak bilgi sahibi olmuş, uygulayarak etkilerine tanık olmuş doktorlara danışmalarıdır. Daha da iyisi, önce kendilerinin internete girerek bu konudaki bilgilere ulaşmalarıdır. ECP tedavisinin son derecede yararlı olduğunu ve hiçbir yan etkisinin olmadığını öğrendikten sonra, danışılan bir kimseden alınacak olumsuz bir yanıt daha iyi değerlendirilebilecektir!


A.33 - ECP tedavisi kalp krizinden korur mu ?

ECP tedavisi başlıca iki temel etkisi ile kalbi koruyabilir:

  1. Damarların iç yüzeyine olan etkisi ile aterosklerozu ve dolayısı ile koroner damarlarda darlıkların olmasını/ artmasını, önleyerek/geciktirerek.
  2. Ve ayrıca, kalp damarlarını genişleterek ve kalpte damar ağını zenginleştirerek, damarı daralmış ya da tıkanmış bölgelerin çevre damarlardan kan almasını ve böylece canlılığını yitirmemesini sağlayarak.


A.34 -  Kalp yetersizliği olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir. ECP tedavisinden, kalp yetersizliği olan hastaların tedavisinde de yararlanılmaktadır. Bu hastalarda, hem kalbin daha iyi kanlanmasını, daha güçlü kasılmasını ve daha iyi boşalmasını sağlayarak ve hem de vücutta birikmiş fazla sıvının idrar yolu ile atılmasını arttırarak, kalp yetersizliğinin düzelmesini sağlar.

Fakat,  sırt üstü yatamayacak kadar ileri kalp yetersizliği olanlar hastalarda ancak bu durum, çoğu damar yolundan kullanılan ilaçlarda düzeltildikten sonra ECP tedavisi uygulanabilir.


A.35 -
Hipertansiyonu olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir. ECP tedavisinden inatçı ve ilaçlarla kontrol altına alınamayan hipertansiyon tedavisinde de yararlanılır. Bu hastalarda, hem damar genişletici ve hem de idrar söktürücü etkisi ile kan basıncının normal sınırlara düşürülmesine yardımcı olur. Ayrıca,  tansiyon düşürücü ilaçlarda görülen aşırı halsizlik, cinsel güç azalması gibi yan etkiler ECP tedavisi ile düzelir.

Fakat,  kan basıncında ani ve aşırı bir yükselme durumu var ise, önce ilaçlarla kısmen düşürülmeli, sonra ECP tedavisi uygulanmalıdır.


A.35 - Kalpde ritm bozukluğu olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir. Ritm bozukluğu kalbdeki kanlanma bozukluğuna bağlı ise, ECP ritm bozukluğunun düzelmesine de katkıda bulunur.

Ancak kalp ritmi çok hızlı ise, önce uygun ilaçlarla ritm yavaşlatılmalı, sonra ECP tedavisi başlanmalıdır.


A.36 -  Kalp pili olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi ?

Uygulanabilir.


A.37 -  Balon-stent tedavisi olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir.

Balon-stent tedavisinden sonra, stent ile genişletilen noktada veya diğer damarlarda yeniden daralmalar olmadan ve yakınmalar başlamadan ECP tedavisi uygulanması, yeni darlıkların oluşmasını ve yeniden balon-stent uygulanması gereğini önleyici-geciktirici etki gösterir.

Fakat böyle bir koruyucu amaçlı ECP tedavisi uygulanmamış ve stentleri daralmış ya da tıkanmış hastalarda da, bu darlıkların yeniden genişletilme olanağı yok ise, ECP tedavisi uygulanır ve yararlı olur.


A.38 - Bypass ameliyatı olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir.

Bypass ameliyatından sonrayeniden daralmalar olmadan ve yakınmalar başlamadan ECP tedavisi uygulanması, yeni darlıkların oluşmasını ve yakınmaların başlamasını önleyici-geciktirici etki gösterir.

Zira bypass ameliyatı en usta cerrahlar tarafından ve başarı ile uygulansa da, koroner kalp hastalığına neden olan damar sertliği ya da ateroskleroz diye tanımlanan hastalık ilerleyici bir hastalık olduğundan, kişinin risklerine bağlı olarak, kısa ya da uzun bir süre sonra bypass yapılan damarlarda veya diğer damarlarda yeni daralma ve tıkanmalar gelişir ve yakınmalar başlar.

Bu nedenle, özellikle şeker hastalarına ve koroner damar çapları küçük olan hastalara, bypass ameliyatından sonra koruyucu amaçlı ECP tedavisi yapılması uygun olur.

Fakat, bypass ameliyatından sonra, yeniden darlıklar oluşmuş hastalarda da , bu darlıkların girişimsel bir yöntemle açılma olanağı yok ise, ECP tedavisi uygulanır ve yararlı olur. Yayınlanmış çalışmalarda bu gurup hastalarda %80 oranında iyileşme sağlandığı bildirilmektedir.


A.38 - Balon ve stentle açılan damarları ve bypass ameliyatında takılan damarları   yeniden daralıp tıkanmış hastalara ECP tedavisinin bir yararı oluyor mu?

Bu hastalar, yeniden bypass ameliyatı ve/veya balon stent-uygulaması riskli olan veya mümkün olmayan hastalardır; en ufak eforla ya da istirahatte ciddi yakınmaları olup, kullandıkları ilaçlarla da rahatlayamamaktadırlar. Dolayısı ile yaşam kaliteleri oldukça bozulmuştur.

Bu hastalar için ECP, uygulanabilecek yegane tedavi seçeneğidir. Bu hastalarda da %80 oranında iyileşme sağlanabildiği, hastaların bulundukları durumdan en az bir sınıf daha iyi bir duruma geldikleri bildirilmektedir.

Kuşkusuz, bu derecede ileri bir döneme gelmeden yapılacak ECP tedavisi ile daha büyük yarar elde edilebilecektir.


A.39 - Bir koroner kalp hastasına önce ECP tedavisi mi, balon-stent tedavisi mi yoksa bypass ameliyatı mı uygulanmalı?

Bir koroner kalp hastasına yukarıdaki üç tedaviden hangisinin daha uygun olduğuna, hastanın yakınmaları ile koroner angiyografi ve diğer inceleme bulguları göz önüne alınarak karar verilir.

Başlıca bir iki durum örneği verelim:

Hastanın sık ve istirahatte de gelen göğüs ağrıları var ve koroner anjiyografisinde ciddi darlıkları görüldü ise, öncelikle invaziv (kanlı) bir girişim düşünülür. Koroner damarlardan, ulaşılabilecek ve kritik olmayan bir ya da birkaç noktada, ciddi darlık varsa, balon-stent tedavisi tercih edilir. Daha çok sayıda ve kritik noktalarda darlıklar varsa, bypass ameliyatı önerilir. Kuşkusuz bu girişimlerin uygulanabilmesi ve başarı ile uygulandıktan sonra da iyilik durumunun uzun süreli olabilmesi için, koroner damarların bu girişimler için uygun olması gerekir. Bu iki tedavi için, koroner damarların küçük çaplı olması, en önemli sorundur.

Ciddi yakınmaları ve anjiyografide ciddi darlıkları olmayan hastalarda, darlıkların ilerlemesi beklenmeden ve öncelikle ECP uygulanmalıdır. Ciddi darlıkları olan ve fakat koroner damar çapları küçük olan hastalarda da ECP tedavisi öncelikle uygulanmalıdır.

Yukarıda da değinildiği gibi, bypass damarları ve stentleri tıkanmış ve yeniden bu girişimlere olanak olmayan hastalarda ise, ECP yegane seçenektir.

Fakat unutulmamalıdır ki, ECP olanağı olmayan kardiyoloji merkezlerinde, hastalara yalnızca, balon-stent ya da bypass ameliyatı gibi iki tedavi seçeneğinden biri sunulmaktadır.


A.40 - Şeker hastalığı olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Şeker hastalığı ECP tedavisinden en çok yarar görebilecek hasta gurubudur.

Zira, şeker hastalarında yaygın ve hızla ilerleyen aterosklerotik kalp ve damar hastalığının bütün olumsuzlukları üzerinde ECP tedavisinin iyileştirici etkisi vardır.

ECP, damarlarda aterosklerotik değişikliklerin gelişmesini yavaşlatır, diyabetiklerde dar olan koroner damarların genişlemesini ve bağlantı dallarının açılmasını sağlayarak, kalpte damar ağını zenginleştirir. Ayrıca, pankreasın kanlanmasını ve  insülin salgılanmasını arttırarak, kan şekerinin daha iyi kontrol altına alınmasını sağlar.


A.41 -
 Böbrek yetersizliği olanlara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

Uygulanabilir.

ECP uygulaması sırasında, her organda olduğu gibi, böbreklerde de kan akımı artmakta, bu da idrar yapımını arttırmaktadır. Öyle ki, hastalar ECP tedavisine başlamadan önce idrar yaptıkları halde, bir saatlik tedaviyi tamamlayamadan mesaneleri dolmakta, bazen tedaviye ara vererek tuvalete gitmek zorunda kalmaktadırlar. ECP bu etkisi ile böbrek yetersizliği, hipertansiyonu ve kalp yetersizliği olan hastalarda yararlı olmaktadır.


A.42 - ECP tedavisi için yaş sınırı var mı? Yaşlılara ECP tedavisi uygulanabilir mi?

ECP tedavisi için yaş sınırı yoktur. 80′in üzerindeki yaşlarda da uygulanmaktadır.


A.43 - Bu tedavinin Türkçe ya da daha kolay anlaşılan bir tanımlaması yok mu?

ECP tedavisi henüz Ülkemizde yaygınlaşmadığından ve bu tedavi ile uğraşan doktor sayısı az olduğundan, ortak bir fikir ile Türkçe bir tanımlama yapılmadı. Ayrıca, uluslararası kaynaklarda kullanılan ECP ya da EECP tanımlamasının benimsemesi ve kullanılması daha uygun olur.

Bu arada, ECP tedavisi gören hastalar, aralarında, bu tedavi için “Pompa Tedavisi” tanımlamasını kullanıyorlar. “Doğal Bypass” tanımlaması ise, Türkçe ve tedavinin çok önemli bir etki mekanizmasını anlatması bakımından yakışan bir tanımlama oluyor ve sıklıkla kullanılıyor.


A.44 -  Doğal bypass tedavisi nedir ? Doğal bypass tedavisi ile bypass ameliyatı arasındaki benzerlik ve farklılıklar nelerdir ?

Bypass sözcüğünün anlamı “kestirme yol”,”atlatmak” demektir.

“Bypass ameliyatında“, yeni damar parçaları kullanarak, bir koroner damardaki ciddi darlığı atlayan köprüler oluşturulmakta ve damardaki darlık noktasının ilerisine kan akımı sağlanmakta böylece, darlık nedeni ile yeterli kan alamayan bölgelerin kanlanması düzelmektedir.

ECP ya da Doğal Bypass” tedavisinde, genişleyen damarlar ve bu damarların küçük uzantı dalları ile damar darlığından dolayı yeterli kan alamayan bölgelerin kanlanması düzelmektedir.

Benzerlik, her iki yöntemle, kalpte yeterli kan alamayan bölgelerin kanlanmasının düzelmesidir.

Farklılık, yukarda belirtilen iyileştirmenin, ECP tedavisinde kansız ve doğal yolla, bypass ameliyatında ise kalp ameliyatı ile elde edilmesidir.


        A - ECP tedavisi ile ilgili sorular

        B - Aterosklerotik kalp-damar hastalığı ile ilgili sorular