ECP ile Doğal Bypass
External Counter Pulsation
Kalp Hastalarında, Tedavi ve Korunma için
Kansız, Acısız, Güvenli ve Etkili bir Yöntem

HASTALARA MESAJ:

Değerli Okuyucu,

Bu web sitesinde verilen bilgileri özetleyecek olursak, tüm Dünya’da 30 yıla yaklaşan uygulama sonuçlarından anlaşılmaktadır ki, ECP yöntemi, kolay uygulanan, kansız ve ciddi yan etkisi olmayan bir tedavi olup, koroner kalp hastalarında, kalbin ve birçok organın kanlanmasını ve fonksiyonunu düzelterek, daha az ilaç ve daha az kanlı girişim ile, daha sağlıklı ve kaliteli yaşam sağlamakta, komplikasyonların önlenmesi/gecikmesi ile, ömür beklentisi uzamaktadır.

Bu bilgileri öğrenince, Ülkemizde ECP tedavisinin neden az bilindiği, neden Doktorlar tarafından sıkça önerilmediği ve yaygın olarak uygulanmadığı sorusu aklınıza gelebilir.
Yanıtlamaya çalışayım:

Günümüzde, koroner kalp hastalarının tedavisinde en yaygın olarak kullanılan bypass ameliyatları 1964 yılında, balon uygulamaları 1977 yılında başlamış olup, ECP tedavisi yoğun uygulandığı 20 yıla yaklaşan geçmişi ile daha yeni bir tedavidir.

Kalp hastalığının tedavisi ile ilgili tüm Dünya’da büyük yatırımlarla yoğun olarak araştırmalar yapılmakta, elde edilen yeni ilaçlar, bypass ameliyatları ve balon-stent uygulamaları ile ilgili yeni teknolojik gelişmeler, etkin tanıtım programları ile tıbbın hizmetine sunulmaktadır.

Kalp gibi en önemli organımızın hastalığının, kanlı ve riskleri olsa da, ileri teknolojik gelişmelerin uygulandığı yöntemlerle daha iyi tedavi edilebileceği, ECP tedavisi gibi basit görünen ve risksiz bir uygulama ile önemli sonuçların elde edilemeyeceği ön yargısı hakimdir. Bu ön yargı ile, birçok değerli meslektaşımın, ECP tedavisi ile ilgili araştırmaları ve güncel yayınları okuma gereği bile duymadan bu tedaviyi yok saydığına  ne yazık ki çok sıklıkla tanık olmaktayım.

Aynı ön yargı ile, Ülkemizdeki birçok kardiyoloji merkezine, milyon dolarları aşan büyük yatırımlarla bypass ameliyathaneleri + yoğun bakım üniteleri ile balon-stent uygulamalarının yapıldığı anjiyo laboratuarları kurulmakta, ilave yüz bin doları aşmayacak bir maliyet ile bir ECP tedavi ünitesi eklenmesi gerekli görülmemektedir.

Ülkemizde kalp ameliyatları ve diğer ileri teknolojik girişimsel kanlı tedaviler, birçok merkezde başarı ile uygulanmakta, uluslar arası saygınlığı olan dergilerde ve kongrelerde Ülkemizden çıkan bildiriler ile doktorlarımızın deneyimlerini yansıtan katkı ve yorumlar, hepimiz için gurur duyma vesilesi olmaktadır. Dolayısı ile, usta kalp cerrahlarımız ve girişimsel tedavilerde uzmanlaşmış kardiyologlarımız, kendilerine başvuran koroner kalp hastalarına, bulundukları merkezlerde mevcut teknolojik donanımlarla ve uzmanlaştıkları yöntemlerle tedavi hizmeti sunmayı tercih etmekte, ECP tedavisini yok saymakta, hatta hiç sözünü etmemektedirler.

Fakat ne yazık ki, kalp damarlarında daralmalara yol açan damar sertliği ve koroner kalp hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Bypass ameliyatı başarı ile gerçekleşse de, zaman içinde, bypass yapılan damarda, bypass için kullanılan damar parçalarında ve diğer damarlarda, yeniden darlıklar hatta tam tıkanmalar gelişmektedir. Başarılı bir balon-stent uygulamasında da, koroner damarın bir noktasındaki ciddi bir darlık başarıyla açılsa da, zaman içinde bu noktada veya diğer damarlarda yeni daralmalar veya tam tıkanma gelişmektedir.

Bypass ameliyatları ve balon-stent uygulamalarından sonra yeniden daralma ve tıkanmalar,koroner kalp hastalığına yatkınlığı olan yüksek riskli kimselerde, koroner damarlarının çapı küçük ve bağlantı dalları yetersiz olanlarda ve özellikle şeker hastalarında, bazen 3-6 ay gibi kısa bir süre sonra bile ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, bu hastalarda, kanlı girişimsel tedavilerden sonra uygulanacak ECP tedavisi, tüm damarlarda kan akımını arttırarak damarların genişlemesini, dolayısı ile, bu zahmetli tedavilerden elde edilen başarılı sonuçların daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Ne yazık ki, Ülkemizde, ECP tedavi ünitelerinin henüz çok sınırlı merkezde bulunması, böyle bir uygulamaya olanak sağlamamakta, bypass’lar ve stent’ler daralıp, yeniden bir girişim olanağı kalmadığında ECP akla gelmektedir.

Ben, tüm mesleki yaşantımda, kansız ve risksiz tanı ve tedavi yöntemlerinde uzmanlaşmayı tercih etmiş bir doktorum; ECP tedavisine de bu nedenle 8 yıl önce ilgi duydum. Bu konudaki yayınları yakından izlemek, Dünya’da önde gelen ECP uzmanları ile bilgi alışverişinde bulunmak yanı sıra, 7 yılı aşkın kişisel uygulamalarımla, ECP tedavisinin ne derecede güvenli ve etkili olduğuna tanık oldum. Bu bilgi ve birikimlerimi, her fırsatta meslektaşlarımla paylaşıyorum ve yakın bir gelecekte ECP tedavisinin Ülkemizde yaygınlaşacağına inanıyorum.

Yukarıdaki açıklamalarımdan, bypass ameliyatları ve balon-stent uygulamalarına karşı olduğum anlamı çıkarılmamalıdır. Kansız bir tedavi uyguluyor olmam nedeni ile bana başvuran birçok hastayı inceledikten sonra, ilerlemiş koroner kalp hastalığı olup, koroner damarları bu girişimsel tedavilere uygun olanları, bu girişimsel tedavilere yönlendirmekteyim. Ancak, yukarıda da belirttiğim gibi, koroner damar çapları çok küçük olan hastalarda, bu girişimsel tedavilerden sonra yeniden daralma ve tıkanmalar sıklıkla ve kısa süre içinde gelişebildiğinden, bu hastaların bu girişimsel tedavilerden önce ya da bu tedavilerden uygun süre geçtikten sonra ECP tedavisi görmesi, bu zahmetli tedavilerden elde edilen geçici iyileşmenin daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır.

Sizler de, size ve hastanıza, hangi tedavinin daha uygun olduğunu, ECP tedavisinden ne zaman ve ne derecede yarar görebileceğinizi, ECP tedavisi konusunda da bilgisi ve  uygulamaları ile deneyimi olan kardiyologa başvurarak öğrenebilirsiniz.

Başvurunuzda, önce tam muayeneniz ve elinizde var olan dokümanların incelenmesi, sonra, gerekli görülecek ilave tetkiklerin de değerlendirilmesi ile ECP tedavisi için uygun olup olmadığınıza karar verilebilir.

Koroner kalp hastalığı olan ya da riskleri olan herkes, daha önceden bypass ameliyatı ve/veya balon-stent tedavisi olsun ya da olmasın, ECP tedavisinden yararlanabilir, yeter ki bu tedavi için sakıncalı bir durumu olmasın. Buna da muayene ve tetkiklerin incelenmesinden sonra karar verilebilir.

SGK bugün için ECP tedavi giderlerini karşılamamaktadır. Ancak, ECP tedavisi diğer tedavi yöntemleri ile karşılaştırıldığında pahalı bir tedavi değildir. Örneğin, 35 saatlik ECP tedavisinin ücreti, yaklaşık olarak, bir kalp damarının tek bir noktasındaki bir darlığın ilaçlı bir stent ile açılması için kişinin SGK ödemesine ek olarak cebinden ödediği miktar kadardır.

Kalbinize ve damarlarınıza sağlıklar diliyorum.
Prof. Dr. Günsel Şurdum Avcı